Tüm Kategoriler

Foto Blogdan Galeri

Twitter Takip!

E-Mail Adresinizi Yazınız ve Onaylayınız...

Diğer 1 aboneye katılın

Sayac

Arşiv

Çağdaş Bayram – Kıvılcımdan Ateşe Kitabı Tanıtım

Çağdaş Bayram – Kıvılcımdan Ateşe Kitabı Tanıtım

İş yerinde çalışırken, birisiyle konuşurken, arabada eve dönerken ya da internette dolanırken bazen her şey anlamını yitirir ve şu küçük soru gelir ya aklımıza “Ben burada ne yapıyorum?” Kulağa güzel gelen tavsiyeler neden gerçek hayatta işe yaramaz? “Hayattan ne istiyorsun?” Neden kötü bir soru? Hayatını değiştirecek sihirli soru ne? Benliğini neden değiştiremiyorsun ve bundan nasıl […]

03 Aralık 2012 Pazartesi - 603 kez okunmuş
Facebook 0 Twitter 0

İş yerinde çalışırken, birisiyle konuşurken, arabada eve dönerken ya da internette dolanırken bazen her şey anlamını yitirir ve şu küçük soru gelir ya aklımıza “Ben burada ne yapıyorum?” Kulağa güzel gelen tavsiyeler neden gerçek hayatta işe yaramaz? “Hayattan ne istiyorsun?” Neden kötü bir soru? Hayatını değiştirecek sihirli soru ne? Benliğini neden değiştiremiyorsun ve bundan nasıl faydalanırsın? Bilinçaltında yatan değerlerin ne? Senin için neler gerçekten anlamlı? Temel motivasyon profilini nasıl çıkartabilirsin? İçsel motivasyon rüzgârını nasıl karşına değil arkana alırsın? Toplum ve kültür, davranışlarını nasıl etkiliyor, ne yapabilirsin? Gerçek isteklerine ulaşmak ve yaşama sevincini bulmak için kendi yolunu nasıl çizip, değişimleri gerçekleştirebilirsin? Bunların hepsini yapabilirsin… Gerçekten…

1.Bölümden Alıntı

Kişisel gelişim kitapları genel olarak yazarın “farklı” yaşam hikayesiyle başlar. Önce yazarın dibe vuruşu ve daha sonra gelen farkındalık ve aydınlanma sürecini anlatılır. Ve sonunda da, senin de aynı süreçlerden nasıl geçebileceğinin yolu-yordamı tarif edilir. Bunun neden böyle olduğunu hiç düşündün mü? Cevap için biraz sabretmen gerekecek.

Benim hikayem onlardan biraz farklı, çünkü açıkçası hiçbir zaman dibe vurmadım, zirveye de çıkmadım. Orta halli bir ailenin ilk çocuğu olarak dünyaya gelip, aşağı yukarı ortalama şartlarda geçti hayatım. 1970′lerin sonuna doğru doğmuş olmamdan mütevellit, insanların enflasyon ve işsizlikten başka bir şey konuşmadığı dönemlerde geçti çocukluğum. Devlet okullarında okudum.

Gerçekten parasız geçirdiğim bir kaç yılım olsa da, ne çok fakir olduk ne de zengin. Alkolik de olmadım, hapse de girmedim. Bir kaç sefer trafik kazası geçirdim, bir kaburgamı kırdım ama ne sakat kaldım ne de kimseye bir şey oldu. Tattığım en büyük üzüntü, herkesin yaşadığı yakınlarını ve sevdiklerini kaybetmenin yoğun acısı oldu. Türkiye’de ortalama bir ailede yetişen ortalama bir insanım.

Peki, o zaman bu ortalama adamın yazdığı kitabı neden okuyasın?

Çünkü işinde gücünde ortalama bir insanın kaybolduğu labirentlerin oldukça derinlerine girdim ve belki ortalama bir insandan farklı olarak, sonunda çıkışı bulduğuma inanıyorum.

Labirentler; yani can sıkıntısı, zaman darlığı ve sırf parası için yapılan, tatmin etmeyen ama buna da şükür bir iş. Mutsuzluğa/normalliğe doğru yönelen bir ilişki ve yüzeysel arkadaşlıklar. Maddi sıkıntılar ve sos olarak da üzerine yer yer varoluşsal sorgulamalar.

Benim için bunların pek çoğu geride kaldı, bazıları üzerinde ise hala çalışıyorum. Birisini yaparken, diğerini bozmadan, denge içerisinde. Bu güne kadar koyduğum tüm hedeflerime ulaştım ya da ufukta görebiliyorum. Sahip olduklarım için şükrediyorum ve daha da heyecanlı hedeflerin peşindeyim. Ve inan hepsi senin için de mümkün.

Yazının başında, neden çoğu popüler kişisel gelişim kitabının büyük bir düşüş ve büyük bir çıkış yaşayan birisi tarafından yazıldığını söyleyeceğim demiştim.

Çünkü bir kitabın varoluş amacı, kendisini birilerinin okumasıdır. Bunun için de ta antik yunan edebiyatından (İlyada-Homeros) günümüze gelen standart bir formül bile var. Sürükleyici bir romanın içerisinde, merak uyandıran bir hikaye, bir çatışma noktası ve ortalama halktan daha güçlü ya da farklı insanlar yani KAHRAMANlar vardır. Kişisel gelişim kitabını da okutmak için en iyi çözümlerden birisi, yazarı kahraman olan ya da kahramanı yazarın kendisi olan sürükleyici bir kurgu yaratmaktır.

Sürükleyici bir romanı okuyup bitirdiğinizde ya da senaryosu çok iyi bir film seyrettiğinde, ne olur? Bir süre etkisinden kurtulamazsın, bazen kendini kitabın kahramanı yerine koyar, hayal kurarsın. Peki, sonra ne olur? Hiç bir şey olmaz. Anılarının bir köşesine yerleşir, hayatında bir değişikliğe yol açmaz.

İşte iyi kurgulanmış ve roman ilkelerine sadık kalınarak yazılmış bir kişisel gelişim kitabı da aynı duyguları uyandırır. Hoşuna gider, yazarın kurduğu dünyada kendinle ilgili hayaller kurarsın, arkadaşlarına tavsiye edersin. Ama sonra hayatında bir değişiklik olmadan, kitabı kitaplığında bir rafa yerleştirirsin gider.

Bu kitabı yazarken benim yaklaşımım ise biraz daha farklı oldu. Okurken sıkmayacak kadar sürükleyicilik ama fanteziler âlemine sokmayacak kadar da bilimsellik var. Ve son olarak, sadece okuyup fikir edinmeni sağlamak için değil bu kitap. Kendini ve diğer insanları tanımak için net bir bakış açısı ve planlarını yapıp labirentten çıkış yolunu bulmak için pratik bir yöntem sunuyor olacağım.

Ha bir de, bu kitabın kahramanı ben değilim. Ben sadece anlatıcıyım. Kahraman sensin. İşte bu kitabı, bu yüzden okumalısın.

Konuyu Pdf formatında indirmek için Tıklayın

Kitabı Satın Alabileceğiniz Adresler

5,94TL

7,92TL

8,32TL

8,42TL

Zulüm ve adaletsizlikle özgürlükleri yok etmek mümkün değildir. Gücün yetiyorsa insandaki düşünme yeteneğini kaldır.
Namık KEMAL.
BLOGDAN @ 2013
iPortal Kodlayan: Özer Gül